Arnavutluk hakkinda her sey !!!


Kategori: Kisiler

21/2/2007 - Vasa Paşa

Vasa Paşa
Vasa Paşanın hayatı




Vasa Paşa, 17 eylül 1825'te, İşkodra'da doğar.
İlk öğreniminden sonra, 1842'de, kuzey Arnavutluk'taki bir şehirde,
İngiliz konsolosluğunda yazman olarak görev alır.
Fransızca, İtalyanca, Yunanca ve Türkçe öğrendiği bu görevine,
1847 yılına kadar devam eder.Bu dillerin yanı sıra;biraz da İngilizce, Sırpça,
Hırvatça ve daha sonraki yıllarda da, Arapça öğrenmiştir.

1847'de İtalya'ya giden Vasa Paşa, Bologna'da, yaz aylarında cumhuriyetçi ve
papazlık karşıtı görüşlerini tanımladığı iki mektup yazar.
Vasa Paşa, 4 mayıs 1849'da, Avusturya'ya karşı ayaklanan venediklilerin, Marghera savaşına katılır.
Avusturya, bu savaşta üstünlük sağlayınca; Vasa Paşa, 28 ağustos'ta Ancona'ya kaçar.
Bir Osmanlı vatandaşı olduğu için de, bu şehirden, İstanbul'a gönderilir.
Yazar, İtalya'da yaşadığı bu olayları, İtalyanca olarak kaleme alır.
"Tutukluluğum : venedik Kuşatmasından Tarihsel Bir Olay" adlı bu eser, 1850 yılında, İstanbul'da basılır.
Vasa Paşa, bu kitabı yazarken;
İtalyan yazar Pellico'nun, 1832 yılında yazdığı, "Zindanda" adlı eserinden esinlenmiştir.
Vasa Paşa, İstanbul'da çeşitli zorluk ve yoksulluk döneminin ardından,
dışişleri bakanlığında bir memuriyete atanır.
1855'te, Drande adlı bir kızla evlenir. Çiftin 5 çocuğu olur.Ancak, bunlardan dördü, genç yaşlarında ölür.
Vasa Paşa, bir süre sonra; Osmanlı İmparatorluğu'nun İngiltere'deki
büyükelçisi olmak üzere, Londra'da, Aziz James sarayına gönderilir.
Londra'dan dönüşünde, Osmanlı devletinin çeşitli yönetim birimlerinde çalışır.
1863 yılında, Sırpça ve Hırvatça'yı bilmesi sayesinde;
Osmanlı tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa'nın yanında, Bosna-Hersek'te,
tarihle ilgili bilgileri toplama görevini üstlenir.
Ayrıca, Ahmet Cevdet'in yazmanı olarak da çalışıyordu. Bu görevi,
1863 ilkbaharı ile 1864'ün ekimi arasında sürdürmüştür.
Vasa Paşa, bu görevdeki deneyimlerini, "Cevdet Efendi'nin Görevi Süresince,
Bosna ve Hersek" adı altında yazar.
Bu eser, 1865 yılında İstanbul'da basılır. Vasa Paşa, 1867'de Halep'e gider. 1872 yılında ise,
"Karadağ'ın, Arnavut Geleneklerine Göre Tarihsel Bir Eskizi" adlı eserini yazar.
Bu eser, yazıldığı yıl, İstanbul'da basılmış
ve tarih meraklıları tarafından çok beğenilmiştir.1873 yılında,
"Güller ve Dikenler" adlı eseri yayınlanır. İstanbul'da yayınlanan bu eser,
İtalyanca şiirler içermektedir.Bu şiirlerde;aşk, yalnızlık, acı ve ölüm temaları işlenmiştir.
Yazar; Leopardi, Lamartine ve Musset gibi romantik şairlerin izleyicisidir.
Kitaptaki 41 şiir, yaklaşık 1600 dizeden oluşmaktadır.
Bu şiirlerden ikisi, Petrarca ve Tasso'ya adanmış ve sürgünde yaşam
ya da aile trajedisi gibi konuları işlemektedir.
Bu konular, yazarın kendi hayatının bir yansımasıdır.
Vasa Paşa, 1877 yılında, "Arnavut Halkının Haklarının Savunusunun Merkezi Komitesi" 'nin
kurucuları arasında yer alır.1878 yılında ise, "Prizren Derneği" 'nin kuruluşuna katılır.
Daha sonra, İngiliz elçiliğinin üstlendiği,
Arnavutluğun özerkliği muhtırasını kaleme alır.
Ayrıca, aralarında; Sami Fraşeri, Jani Vreto ve Hasan Tahsin gibi vatansever kişilerle birlikte,
bir Arnavut alfabesi hazırlar.16 sayfalık bir broşür halinde olan bu eser,
"Arnavutça'ya Uyarlanmış Latin Alfabesi" adıyla, > 1878 yılında, İstanbul'da yayınlanır.
Vasa Paşa'nın, "Ah Arnavutluk!Zavallı Arnavutluk!" adlı en popüler şiiri de, 1878'de yazılmıştır.
Fanatik Vatikan'la, Fener Patrikhanesinin, Arnavutları parçalamak
ve paylaşmak istediği bir zamanda yazılan bu şiir;
Müslüman, Katolik ve Ortodoks Arnavutları birleştirmeyi amaçlamaktadır.
İlk olarak, Çekbilimci Jan Urban Jarnik tarafından, 1881'de yayınlanır.
Bu 72 dizelik şiir, coşku verici bir ulusal uyanış çağrısıdır
ve "Prizren Derneği" 'nin en coşkulu durumunu yansıtmaktadır.
Vasa Paşa, şiirde; Arnavutluğu, devrilmiş bir meşe ağacına,
daha doğrusu, tecavüze uğramış bir kadına benzetir.
Okurlara yapılan bu duygusal dokundurmalar, ataerkil değer sistemi içinde etkili olmuştur.
Yazar, ayrıca;dini inançların, insanlar arasındaki bölücü etkisini vurgulayarak,
"Arnavutçuluktur, Arnavut'un inancı" savını ortaya atmıştır.
Bu tanıtım, Rilindya (ulusal uyanış) döneminde ve sonrasında,
Arnavut vatanseverlerinin sloganı haline gelmiştir.
Vasa Paşa, 1879 yılında Varna'da, İsmail Kemal Vlora ile birlikte görev yapar.
Bu arada, paşa ünvanını da bu şehirde alır.
Aynı yıl, Paris'te, "Arnavutluk Gerçeği ve Arnavutlar: Tarihsel ve Eleştirel Bir Çalışma" adlı eserini yayınlar.
Bu tarihsel ve politik monografi, Londra'da, İngilizce olarak yayınlanır.
Eser, ayrıca; Almanca, Yunanca, Arnavutça ve Osmanlıca olarak da yayınlanır.
Daha sonra, 1844'te Arapça ve 1916'da da, İtalyanca olarak yayınlanır. Vasa Paşa, bu eserde;
Pelasgoslardan ve İlliryalılardan, kendi dönemine kadar olan, Arnavutluk tarihinin bir dökümünü yapar
ve ulusunun ilerlemesini sağlayacak olan araçları ve yolları tartışmaya açar.
Ona göre, bağımsız ya da imparatorluk içinde özerk olan bir Arnavutluk yerine;
herhangi bir il içinde, Arnavutça konuşan insanların, birlikte yaşacağı bir bölge oluşturulması sağlanmalıydı.
Vasa Paşa, Arnavutça yazılmış kitapların, basım ve dağıtımını desteklemek amacıyla;
12 ekim 1879'da, İstanbul'da kurulmuş olan,
"Arnavutça Eserlerin Yayını Derneği" 'ne üye olur. Vasa Paşa, 1883'te, Lübnan genel valiliğine getirilir.
1884'te, ikinci eşi Catherina Bonatti ile ilk eşinden doğma ve hayatta kalmış tek kızı olan, Roza ölür.
1887'de, "Bir Öğretmenin Yardımına Gerek Duymaksızın,
Arnavutça Öğrenmek İsteyenler İçin Dilbilgisi" adlı kitabını yayınlar.
Bu kitap, Arnavutça'yı daha fazla tanıtmak ve Avrupalılara bu dili öğrenme fırsatı vermek amacıyla yazılmıştır.
Vasa Paşa, 1890'da, Fransızca olarak "Temal'li Bardha: Arnavutluk Yaşamından Sahneler" adlı eserini yazar.
Paris'te "Albanus Albana" takma adıyla yazdığı bu eserde; olaylar, 1843 yılında, İşkodra'da geçmektedir.
Bu klasik yapılı feyleton-roman, modern beğeni açısından, aşırı duygusaldır.
Evli ve güzel bir kadın olan Bardha ile genç aşığı Aradi'nin yaşadığı aşk acısı anlatılmaktadır.
Eserde, sadece bir aşk öyküsü değil;aynı zamanda, Arnavutluk'taki gelenek ve görenekler anlatılır.
Bu romanın didaktik yönü;aslında, onun sanatsal yetersizliğidir.Bardha, Arnavutluk'un ta kendisidir.
Romanın didaktik niteliğinin ve yazarın edebi eğilimlerinin ötesinde;bu romanın, belirgin bir arka planı vardır.
Entellektüeller, eserin;Mirdita'nın keşişleriyle işbirliği yaparak, İşkodra bölgesinde egemenlik kuran,
Gjonmarkaj klanını gözden düşürmek amacıyla yazıldığını ileri sürmüşlerdir.
Hayatının son yıllarını Lübnan'da geçiren Vasa Paşa, 28 haziran 1892'de, Beyrut'ta ölür.
Prizren derneğinin, 100.kuruluş yıldönümünde;yazarın bedeni,
Beyrut'tan alınıp, İşkodra'daki mezarlığına nakledilir.


Kaynakça:

- History of Albanian Litarature
Robert Elsie / 1995

- Tarihin Işığında Bugünkü Arnavutluk
Necip P.Alpan / 1975

 

kaynak : arnavutum.com

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Arnavut hakkinda, tarihi , posta pullari , radyo, tv, yemekleri, fotograflari , videolari, fikralari, insanlari , haberleri ve cok daha fazla !

Kategoriler

Arkadaşlarım

crazy41
kmk
memnunca
ahmetsibic
yaniksevda
diyalogyemekleri
karsinojen
blackroser
missmelis
gökhan kaplan
pumafan
dustengelen
turkceegitimi
muhacirin
umutyavuz666
ercamis
gurhancinar
ekinokssah
benvemurat
rana83
ceryan
alternative
xcreat
atrap
lezzetduragi
kimdir
ezoterizm
borbalkander

Guvenilir Saglik Bilgileri | Tema Indir | Bildigim