Arnavutluk Başkenti Tiran hakkında genel bilgi

Türk Hava Yolları'nın haftada iki kere karşılıklı seferleri ile ulaşabilirsiniz Tiran’a. Dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, gidiş esnasında valizini size vermek isteyenlere karşı mukavim olmanız. Zira yardım etmek isteyip bu valizleri kendilerine ait gösteren iyi niyetli insanların Tiran varış da kaçakçılıkla sorgulandığı durumlar gerçekleşmiş.

Tiran giriş noktamız Mother Theresa Havaalanı. Oldukça küçük ve sevimli olduğu kadar karmaşadan da uzaktır. Her şey o kadar sade ki, havaalanı trafiğini gösteren monitörlerde sadece sizi indiren uçağı görürseniz sakın indiğiniz yerin uluslararası bir havaalanı olmadığı düşüncesine kapılmayın.

Arnavutluk Türkiye vatandaşları için vize talep etmiyor, ama yine de girerken gümrük polisi, boyunuza posunuza iyice bir dikkat edip “hayırdır gülüm, ne işin var burada” sorusunu mutlaka soruyor. Arnavutlukta bir tanıdığınız varsa ismini vermeniz, onun da girişte size el sallıyor olması yeterli. Tanıdığınız yok ise “business, Sky Tower” demeniz yine yeterli. Zira Sky Tower Tiran’ın en prestijli iş kulesi, dışarıdan gelip bu ismi telaffuz etmeniz gümrük polisini etkiliyor ve Tiran kapıları size ardına kadar açılıyor.

Her ne kadar Türklere Müslüman bir ülke olması nedeniyle sempatiyle bakılsa da insanların içinde her zaman bir "acaba" var. Bana anlatılanları aynen aktarayım buraya. Rejim sonrasında ticaret yapmak isteyen bazı Arnavut vatandaşları Türkiye’den gelen ticaret erbaplarından birinden yüklü miktarda çay bardağı talep ediyor ve kendi ticari etiğine göre ödemeyi peşin yapıyor. Fakat uzunca bir süre bekledikten sonra bardakların gelmeyeceğini anlıyor. Bir başka Türk’ten yine çay bardağı siparişi veriliyor, bu sefer ödemenin yarısı peşin veriliyor, bardaklar geldiği zaman hiçbir kontrol yapılmadan ödeme yapılıyor. Kontrol yapıldığında ise bardakların defolu olduğu görülüyor. Ama ticaret erbabımız çoktan Üsküdar'a varmış oluyor bile. Artık iyice akıllanmış olan Arnavut tüccar ise kendisine yeni birini tabi ki, Müslüman olduğu için Türklerden seçiyor ve kendisine 10 bin tane çay bardağı getirmesini istiyor, ödemeyi ise bardakların sağlamlığını kontrol ettikten sonra yapacağını istiyor ve sonunda bardaklarını teslim alıyor. Fakat bu olaylardan sonra neredeyse bütün Arnavutluk ahalisi ticaret konusunda Türkleri örnek alıyor :)

Arnavutluk komünist rejimin ardından gerçekten büyük değişim göstermiş, rejim sonrası çıkan kargaşa durumu ise değişimi hepten tetiklemiş. Tiran değişimin en canlı şahidi ve her saniyesinde değişimi yaşıyor. Tiran’ın neredeyse yarısı şantiye halinde, rejim zamanından kalan yapılar yenileniyor ya da çoğunlukla yıkılıp yeniden yapılıyor. Birkaç günlük gözlemlerimden kolaylıkla yenilerin eskileri arattığını söyleyebilirim. Eski yapılarda mutlaka estetik kaygı gözetilmişken yenilerde sadece maksimum fayda kazanımı esas alınmış durumda.

Tiran oldukça büyük bir meydanının etrafında kurulan bir şehir. Meydanda devasa bir İskender Bey heykeli var. Arnavutluk tarihinde oldukça önemli bir yere sahip zira geçmişte bir çok beylikten oluşan Arnavutluk halkını bir çatı altına toplamayı başarıp büyük Arnavutluk'u kuran kişi. Komünist rejim zamanında da ayakta kalmasına izin verilmiş. İskender Bey heykelinin hemen karşısında Ethem Bey Camisi bulunmakta. Osmanlı zamanından kalan cami, rejim zamanında ayakta kalmasına izin verilen ender camilerden biri. Ethem Bey Camisi'nin yanındaki saat kulesi, rejim zamanından kalan hükümet binaları, Ulusal Müze, opera binası mutlaka görülmesi gereken yerler içinde. Şehir merkezinde bulunan ve özellikle tatil günlerinde yoğun ziyaretçi akınına uğrayan gölet de görülesi yerler içinde.

Tiran şehir merkezini araca ihtiyaç duymadan rahatlıkla yürüyerek dolaşabilirsiniz, biraz daha uzak mesafelere ise belediye otobüslerini kullanarak ulaşabilirsiniz. Tiran etrafında tam bir çember yapan iki tane çevre yolu var, belediye araçlarının üzerinde hangi çevre yolundan gittiğini belirten yazıları görmek mümkün.

Şehir merkezinde konaklama için çok farklı seçenekler bulmak mümkün. 5 yıldızlı otelin pahalı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim :) Bunun yerine daha uygun olan ve daha bile kaliteli olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim Diplomat Oteli tercih edilebilir. Daha da uygun bir seçenek aranması halinde Europa Oteli’ni bulmaya çalışın, zaten sorduğunuzda herkes gösterecektir. Konaklama kahvaltıyla birlikte 20-30 Euro mertebesinde olacaktır.

Şehir merkezinde güzel bir Türk lokantası var, Tiran da bulunan çoğu Türk entelektüelini de burada bulabilirsiniz, memleket sohbetlerine çokça şahit olmak da mümkün. Elbasan tava ve Arnavut ciğerinin anavatanının burası olduğu düşünülürse Arnavutluk mutfağının Türk damak tadına uyduğunu söyleyebilirim. Fakat son zamanlarda açılan ve genellikle gençlere hitap eden fast food dükkanları Avrupa insanı damak tadına hitap ediyor. Domuz eti konusunda hassasiyetiniz varsa et istemeden önce sormanızda fayda var. Arnavutluk Müslüman bir ülke olmasına rağmen domuz eti konusunda Arapların taşıdığı kaygıları taşımıyorlar.

İçecek kültürleri de bizlere benziyor, akşamları genellikle ev yapımı olan rakı yemeklere eşlik ediyor. Bizim gibi suyla karıştırıp içmiyorlar, çok daha sert ama çok daha kaliteli. Bulabilirseniz mutlaka yanınızda bir iki şişe getirin. Müdavimlerinden büyük dualar işitmeniz mümkün olacaktır.

Yorum Yaz