Kosova'nın statü müzakerelerinin ikinci turunda arabuluculuk yapmakla görevlendirilen uluslararası troyka, hafta sonu Belgrad ve Priştine'yi ziyaret ederek 1999'dan beri BM yönetimi altında bulunan eyaletin geleceğiyle ilgili yeni müzakere turunu başlattı.
Southeast European Times için İgor Jovanoviç ve Blerta Foniqi-Kabaşi'nin haberi – 13/08/07
AB temsilcisi Wolfgang Ischinger, "Her iki taraf da klasik tutumlarını tekrarlarsa, uzlaşma veya köprü kurma yönündeki umutlar azalır." dedi. [Getty Images] |
Belgrad ile Priştine arasında başlatılan yeni tur müzakerelerde arabuluculuk yapan sözde uluslararası troykanın AB temsilcisi, 12 Ağustos Pazar günü yaptığı açıklamada Kosova'nın bölünmesinin eyaletin nihai statüsüne bulunacak çözümün bir parçası olabileceğini söyledi. Batı ve Rusya, Balkanlar'ın dışındaki ayrılıkçı hareketlere de cesaret verebileceği korkusuyla, eyaletin etnik toplumlar arasında herhangi bir şekilde bölünme olasılığını önceden dışlamışlardı.
Ancak AB temsilcisi Wolfgang Ischinger gazetecilere verdiği demeçte, troykanın etnik Arnavutlar ve Sırplar arasındaki her türlü anlaşmayı onaylayacağını ve hiçbir şeyi dışlamadığını söyledi. Ischinger, "Her iki tarafı da geniş bakmaya çağırıyoruz. Her ikisi de klasik tutumlarını yinelerse, uzlaşma veya köprü kurma umudu azalır." dedi.
Temas Grubu'nun müzakere troykası -- Ischinger, ABD temsilcisi Frank Wisner ve Rus üye Aleksander Botsan-Karçenko -- hafta sonu Belgrad ve Priştine'deydi. Üç diplomat, ABD'li, Rus, Alman, Fransız, İngiliz ve İtalyan temsilcilerden oluşan altı üyeli Temas Grubu tarafından yürütülecek yeni müzakere turuna nasıl devam edileceğine karar vermek üzere yerel liderlerle görüşmelerde bulundular. Ischinger, müzakerecilerin müzakereleri mümkün olduğu kadar çabuk başlatmayı planladıklarını söyledi. Grubun yetkililerle bir sonraki toplantısı ay sonunda gerçekleşebilir.
Ischinger Cuma günkü Belgrad ziyareti sonrasında Belgrad'daki B92 televizyonuna verdiği demeçte, troykanın raporunu 10 Aralık'a kadar BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a sunması gerektiğini söyledi. Ancak temsilci, bunun bu tarihin müzakerelerin tamamlanmasına ilişkin süre bitimi de olup olmadığını söylemedi.
Wisner'e göre üçlü, Sırplar ve Arnavutlardan gelecekle ilgili hedefleri ve platformlarını öğrendi. "İvedi bir durum söz konusu. Barış önemlidir ve hepimiz de ona bağlıyız."
"Görevimizi açıkladık, statüye giden yolu açmak için buradayız. Tarafların kabul ettiği her türlü çözümü kabul edeceğiz." diyen Wisner, troykanın Priştine'ye önerilerde bulunmak için gitmediğini de sözlerine ekledi.
"Önümüzdeki aylarda yakın bir şekilde çalışarak bu süreci etkili bir şekilde sonlandıracağız." diyen Botsan-Karçenko, taraflar arasında uzlaşma çağrısında bulundu.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, yeni müzakerelerin, Belgradlı yetkililere göre BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanması gereken, her iki tarafça da kabul edilebilir nitelikte uzlaşmacı bir çözüme giden yolu açacağını söyledi. Gerek Sırp gerekse Ruslar, "Güvenlik Konseyi'nde başarısız olduğu için" yeni uzlaşmanın eski BM elçisi Martti Ahtisaari'nin planına dayanmaması gerektiği görüşündeler.
Belgrad ile Priştine arasında yaklaşık bir yıl süren fakat sonuç alınamayan müzakereler sonunda Mart ayında, Ahtisaari BM Güvenlik Konseyi'ne nüfusunun %90'ı Arnavut olan Kosova için denetimli bağımsızlık seçeneceğini sundu. Priştine ve Batılı ülkeler planı kabul etmesine karşın, öneri Belgrad ve Rusya tarafından reddedildi. Rusya'nın planın Güvenlik Konseyi'nde kabulünü engellemesi sonrasında, yeni müzakereler Temas Grubu'na devredildi.
Kosova Cumhurbaşkanı Fatmir Seydiu troykaya bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve Ahtisaari paketinin pazarlık konusu olmadığını söyledi. Eyalet liderleri, "Bağımsızlık Kosova halkının siyasi iradesidir ve pazarlık konusu değildir." dediler. "Kosova'nın toprak bütünlüğü dokunulmazdır ve pazarlık konusu olamaz."
"Kosova heyeti, sadece 120 günü olan Troyka ile bu görevi yerine getirmesinde işbirliğini sürdürmede kararlı olduğunu ifade etmiştir." diyen Seydiu, Kosovalı yetkililerin müzakerelerde yapıcı bir işbirliği sergileyeceklerini söyledi.
|